حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ رَبِّهِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ صَدَرَ مِنْ حُنَيْنٍ وَهُوَ يُرِيدُ الْجِعِرَّانَةَ سَأَلَهُ النَّاسُ حَتَّى دَنَتْ بِهِ نَاقَتُهُ مِنْ شَجَرَةٍ فَتَشَبَّكَتْ بِرِدَائِهِ حَتَّى نَزَعَتْهُ عَنْ ظَهْرِهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " رُدُّوا عَلَىَّ رِدَائِي أَتَخَافُونَ أَنْ لاَ أَقْسِمَ بَيْنَكُمْ مَا أَفَاءَ اللَّهُ عَلَيْكُمْ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْ أَفَاءَ اللَّهُ عَلَيْكُمْ مِثْلَ سَمُرِ تِهَامَةَ نَعَمًا لَقَسَمْتُهُ بَيْنَكُمْ ثُمَّ لاَ تَجِدُونِي بَخِيلاً وَلاَ جَبَانًا وَلاَ كَذَّابًا " . فَلَمَّا نَزَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامَ فِي النَّاسِ فَقَالَ " أَدُّوا الْخِيَاطَ وَالْمِخْيَطَ فَإِنَّ الْغُلُولَ عَارٌ وَنَارٌ وَشَنَارٌ عَلَى أَهْلِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " . قَالَ ثُمَّ تَنَاوَلَ مِنَ الأَرْضِ وَبَرَةً مِنْ بَعِيرٍ أَوْ شَيْئًا ثُمَّ قَالَ " وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ مَا لِي مِمَّا أَفَاءَ اللَّهُ عَلَيْكُمْ وَلاَ مِثْلَ هَذِهِ إِلاَّ الْخُمُسُ وَالْخُمُسُ مَرْدُودٌ عَلَيْكُمْ " .
Yahyâ bana Mâlik'ten, o Abdürabbih b. Saîd'den, o da Amr b. Şuayb'dan rivayet ettiğine göre Resûlullah ﷺ, Huneyn'den ayrılıp Ci'râne'ye yöneldiğinde insanlar kendisinden ganimet istediler. Nihayet devesi onu bir ağaca yaklaştırdı; ridâsı ağacın dallarına takılıp sırtından sıyrıldı. Bunun üzerine Resûlullah ﷺ şöyle buyurdu: "Ridâmı bana geri verin! Allah'ın size ganimet olarak verdiği şeyleri aranızda paylaştırmayacağımdan mı korkuyorsunuz? Canım elinde olana yemin ederim ki Allah size Tihâme'nin dikenli ağaçları sayısınca deve, sığır ve koyun ganimet verseydi, hepsini aranızda paylaştırırdım. Sonra beni ne cimri, ne korkak ne de yalancı bulurdunuz." Resûlullah ﷺ konaklayınca insanların arasında ayağa kalkarak şöyle buyurdu: "İpliği ve iğneyi dahi teslim edin. Çünkü ganimete hıyanet, kıyamet gününde bunu yapanlar için utanç, ateş ve rezilliktir." Ardından yerden bir deve tüyü veya benzeri bir şey aldı ve şöyle buyurdu: "Canım elinde olana yemin ederim ki Allah'ın size ganimet olarak verdiği şeylerden beşte bir dışında, bunun bir benzeri bile bana ait değildir. Beşte bir de yine size döndürülür."