وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ، وَسَالِمَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، كَانَا يُنْكِحَانِ بَنَاتِهِمَا الأَبْكَارَ وَلاَ يَسْتَأْمِرَانِهِنَّ . قَالَ مَالِكٌ وَذَلِكَ الأَمْرُ عِنْدَنَا فِي نِكَاحِ الأَبْكَارِ . قَالَ مَالِكٌ وَلَيْسَ لِلْبِكْرِ جَوَازٌ فِي مَالِهَا حَتَّى تَدْخُلَ بَيْتَهَا وَيُعْرَفَ مِنْ حَالِهَا .
İmam Mâlik'e ulaştığına göre, Kasım b. Muhammed ile Salim b. Abdullah bakire kızlarını, onların görüşlerini almadan evlendirirlerdi. Mâlik şöyle dedi: "Bakirelerin nikâhında bizdeki uygulama budur. Bakire kız, kocasının evine girip durumunun olgunluğu anlaşılıncaya kadar malı üzerinde geçerli tasarrufta bulunamaz."