وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّهُ قَالَ كَانَ بَيْنَ إِسْلاَمِ صَفْوَانَ وَبَيْنَ إِسْلاَمِ امْرَأَتِهِ نَحْوٌ مِنْ شَهْرٍ . قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَلَمْ يَبْلُغْنَا أَنَّ امْرَأَةً هَاجَرَتْ إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ وَزَوْجُهَا كَافِرٌ مُقِيمٌ بِدَارِ الْكُفْرِ إِلاَّ فَرَّقَتْ هِجْرَتُهَا بَيْنَهَا وَبَيْنَ زَوْجِهَا إِلاَّ أَنْ يَقْدَمَ زَوْجُهَا مُهَاجِرًا قَبْلَ أَنْ تَنْقَضِيَ عِدَّتُهَا .
İbn Şihâb şöyle dedi: Safvân'ın Müslüman oluşuyla karısının Müslüman oluşu arasında yaklaşık bir ay vardı. İbn Şihâb şöyle dedi: Kocası kâfir olarak küfür diyarında kalırken Allah'a ve Resûlü'ne hicret eden bir kadının, iddeti sona ermeden önce kocası da hicret ederek gelmedikçe, hicretinin kendisiyle kocasının arasını ayırmadığına dair bize bir haber ulaşmamıştır.