حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ سَأَلَ ابْنَ شِهَابٍ عَنْ ظِهَارِ الْعَبْدِ، فَقَالَ نَحْوُ ظِهَارِ الْحُرِّ . قَالَ مَالِكٌ يُرِيدُ أَنَّهُ يَقَعُ عَلَيْهِ كَمَا يَقَعُ عَلَى الْحُرِّ . قَالَ مَالِكٌ وَظِهَارُ الْعَبْدِ عَلَيْهِ وَاجِبٌ وَصِيَامُ الْعَبْدِ فِي الظِّهَارِ شَهْرَانِ . قَالَ مَالِكٌ فِي الْعَبْدِ يَتَظَاهَرُ مِنِ امْرَأَتِهِ إِنَّهُ لاَ يَدْخُلُ عَلَيْهِ إِيلاَءٌ وَذَلِكَ أَنَّهُ لَوْ ذَهَبَ يَصُومُ صِيَامَ كَفَّارَةِ الْمُتَظَاهِرِ دَخَلَ عَلَيْهِ طَلاَقُ الإِيلاَءِ قَبْلَ أَنْ يَفْرُغَ مِنْ صِيَامِهِ .
Yahya, Mâlik'ten nakletti: Mâlik, İbn Şihâb'a kölenin zıhârını sordu. İbn Şihâb: «Hür kimsenin zıhârı gibidir» dedi. Mâlik der ki: Bununla, zıhârın hür kimse hakkında geçerli olduğu gibi köle hakkında da geçerli olduğunu kastetmiştir. Mâlik der ki: Kölenin zıhârı kendisi için bağlayıcıdır. Kölenin zıhâr sebebiyle tutacağı oruç iki aydır. Mâlik, karısına zıhâr yapan köle hakkında şöyle dedi: Ona îlâ hükmü uygulanmaz. Çünkü zıhâr yapanın kefaret orucunu tutmaya başladığı takdirde, orucunu tamamlamadan önce îlâ talakı meydana gelirdi.