وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، قَالَ كَانَتْ عِنْدَ جَدِّي حَبَّانَ امْرَأَتَانِ هَاشِمِيَّةٌ وَأَنْصَارِيَّةٌ فَطَلَّقَ الأَنْصَارِيَّةَ وَهِيَ تُرْضِعُ فَمَرَّتْ بِهَا سَنَةٌ ثُمَّ هَلَكَ عَنْهَا وَلَمْ تَحِضْ فَقَالَتْ أَنَا أَرِثُهُ لَمْ أَحِضْ فَاخْتَصَمَتَا إِلَى عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ فَقَضَى لَهَا بِالْمِيرَاثِ فَلاَمَتِ الْهَاشِمِيَّةُ عُثْمَانَ فَقَالَ هَذَا عَمَلُ ابْنِ عَمِّكِ هُوَ أَشَارَ عَلَيْنَا بِهَذَا يَعْنِي عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ .
Muhammed b. Yahya b. Habban der ki: «Dedem Habban'ın biri Haşimî, diğeri Ensar'dan iki hanımı vardı. Ensar'dan olan karısını emzikli iken boşadı. Aradan bir sene geçtikten sonra dedem öldü; kadın hâlâ hayız görmemişti. Kadın: ‘Ben ona mirasçı olurum; çünkü hayız görmedim’ dedi. İki kadın Osman b. Affan'ın huzurunda davalaştılar. Osman, Ensar'dan olan kadının mirasçı olduğuna hükmetti. Haşimî kadın Osman'ı kınayınca Osman: ‘Bu, senin amcan oğlunun işidir; bize bunu o tavsiye etti’ dedi.» Bununla Ali b. Ebî Talib'i kastediyordu.