حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، قَالَ أَيُّمَا امْرَأَةٍ فَقَدَتْ زَوْجَهَا فَلَمْ تَدْرِ أَيْنَ هُوَ فَإِنَّهَا تَنْتَظِرُ أَرْبَعَ سِنِينَ ثُمَّ تَعْتَدُّ أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا ثُمَّ تَحِلُّ . قَالَ مَالِكٌ وَإِنْ تَزَوَّجَتْ بَعْدَ انْقِضَاءِ عِدَّتِهَا فَدَخَلَ بِهَا زَوْجُهَا أَوْ لَمْ يَدْخُلْ بِهَا فَلاَ سَبِيلَ لِزَوْجِهَا الأَوَّلِ إِلَيْهَا . قَالَ مَالِكٌ وَذَلِكَ الأَمْرُ عِنْدَنَا وَإِنْ أَدْرَكَهَا زَوْجُهَا قَبْلَ أَنْ تَتَزَوَّجَ فَهُوَ أَحَقُّ بِهَا . قَالَ مَالِكٌ وَأَدْرَكْتُ النَّاسَ يُنْكِرُونَ الَّذِي قَالَ بَعْضُ النَّاسِ عَلَى عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ أَنَّهُ قَالَ يُخَيَّرُ زَوْجُهَا الأَوَّلُ إِذَا جَاءَ فِي صَدَاقِهَا أَوْ فِي امْرَأَتِهِ .
Yahya b. Saîd, Saîd b. Müseyyeb'den rivayet ettiğine göre Ömer b. Hattab şöyle dedi: «Kocasını kaybeden ve onun nerede olduğunu bilmeyen kadın dört yıl bekler. Sonra dört ay on gün iddet bekler ve ardından evlenmesi helal olur.» Malik dedi ki: «İddeti sona erdikten sonra evlenirse, yeni kocası onunla zifafa girmiş olsun veya olmasın, ilk kocasının artık onun üzerinde bir hakkı yoktur.» Malik dedi ki: «Bizde uygulama böyledir. Kocası, kadın evlenmeden önce ona yetişirse, onun üzerinde daha fazla hak sahibidir.» Malik dedi ki: «Bazı kimselerin Ömer b. Hattab'a nispet ederek, 'İlk kocası geldiğinde ona mehri ile karısı arasında seçim hakkı verilir' dediğini gördüğüm insanlar kabul etmiyorlardı.»