وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، مِثْلَ ذَلِكَ . قَالَ مَالِكٌ فِي الْعَبْدِ يُطَلِّقُ الأَمَةَ طَلاَقًا لَمْ يَبُتَّهَا فِيهِ لَهُ عَلَيْهَا فِيهِ الرَّجْعَةُ ثُمَّ يَمُوتُ وَهِيَ فِي عِدَّتِهَا مِنْ طَلاَقِهِ إِنَّهَا تَعْتَدُّ عِدَّةَ الأَمَةِ الْمُتَوَفَّى عَنْهَا زَوْجُهَا شَهْرَيْنِ وَخَمْسَ لَيَالٍ وَإِنَّهَا إِنْ عَتَقَتْ وَلَهُ عَلَيْهَا رَجْعَةٌ ثُمَّ لَمْ تَخْتَرْ فِرَاقَهُ بَعْدَ الْعِتْقِ حَتَّى يَمُوتَ وَهِيَ فِي عِدَّتِهَا مِنْ طَلاَقِهِ اعْتَدَّتْ عِدَّةَ الْحُرَّةِ الْمُتَوَفَّى عَنْهَا زَوْجُهَا أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا وَذَلِكَ أَنَّهَا إِنَّمَا وَقَعَتْ عَلَيْهَا عِدَّةُ الْوَفَاةِ بَعْدَ مَا عَتَقَتْ فَعِدَّتُهَا عِدَّةُ الْحُرَّةِ . قَالَ مَالِكٌ وَهَذَا الأَمْرُ عِنْدَنَا .
İbn Şihab da bunun benzerini söyledi. Malik şöyle dedi: Bir köle, cariye olan karısını kesin olmayan ve dönme hakkı bulunan bir boşamayla boşar, sonra kadın boşama iddeti içindeyken ölürse kadın, kocası ölen cariyenin iddeti olan iki ay beş gece iddet bekler. Kadın azat edilir ve kocasının ona dönme hakkı bulunur da azat edildikten sonra ondan ayrılmayı seçmeden, boşama iddeti içindeyken kocası ölürse kocası ölen hür kadının iddeti olan dört ay on gün iddet bekler. Çünkü ölüm iddeti, azat edildikten sonra üzerine gerekli olmuştur; dolayısıyla onun iddeti hür kadının iddetidir. Malik dedi ki: Bizde uygulama böyledir.