وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ شِهَابٍ، يُسْأَلُ عَنْ ذَلِكَ، فَقَالَ مِثْلَ مَا قَالَ سُلَيْمَانُ بْنُ يَسَارٍ . قَالَ مَالِكٌ وَذَلِكَ الأَمْرُ عِنْدَنَا وَذَلِكَ لِقَوْلِ اللَّهِ تَبَارَكَ وَتَعَالَى {وَالَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَانِينَ جَلْدَةً وَلاَ تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً أَبَدًا وَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ * إِلاَّ الَّذِينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ}. قَالَ مَالِكٌ فَالأَمْرُ الَّذِي لاَ اخْتِلاَفَ فِيهِ عِنْدَنَا أَنَّ الَّذِي يُجْلَدُ الْحَدَّ ثُمَّ تَابَ وَأَصْلَحَ تَجُوزُ شَهَادَتُهُ وَهُوَ أَحَبُّ مَا سَمِعْتُ إِلَىَّ فِي ذَلِكَ .
Malik, İbn Şihab'ın bu mesele hakkında kendisine soru sorulduğunda Süleyman b. Yesar'ın söylediğinin benzerini söylediğini işitti. Malik dedi ki: Bizde de hüküm böyledir. Bu, Yüce Allah'ın şu buyruğu gereğidir: «İffetli kadınlara zina isnat edip sonra dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun ve onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. İşte onlar fâsıkların ta kendileridir. Ancak bundan sonra tövbe edip durumlarını düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.» Malik dedi ki: Bizde hakkında ihtilaf bulunmayan hüküm şudur: Kendisine hadd tatbik edildikten sonra tövbe edip durumunu düzelten kişinin şahitliği caizdir. Bu konuda işittiklerim içinde en çok benimsediğim görüş de budur.