حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ عَبْدَ الْمَلِكِ بْنَ مَرْوَانَ، قَضَى فِي امْرَأَةٍ أُصِيبَتْ مُسْتَكْرَهَةً بِصَدَاقِهَا عَلَى مَنْ فَعَلَ ذَلِكَ بِهَا . قَالَ يَحْيَى سَمِعْتُ مَالِكًا يَقُولُ الأَمْرُ عِنْدَنَا فِي الرَّجُلِ يَغْتَصِبُ الْمَرْأَةَ بِكْرًا كَانَتْ أَوْ ثَيِّبًا إِنَّهَا إِنْ كَانَتْ حُرَّةً فَعَلَيْهِ صَدَاقُ مِثْلِهَا وَإِنْ كَانَتْ أَمَةً فَعَلَيْهِ مَا نَقَصَ مِنْ ثَمَنِهَا وَالْعُقُوبَةُ فِي ذَلِكَ عَلَى الْمُغْتَصِبِ وَلاَ عُقُوبَةَ عَلَى الْمُغْتَصَبَةِ فِي ذَلِكَ كُلِّهِ وَإِنْ كَانَ الْمُغْتَصِبُ عَبْدًا فَذَلِكَ عَلَى سَيِّدِهِ إِلاَّ أَنْ يَشَاءَ أَنْ يُسَلِّمَهُ .
İbn Şihâb'dan nakledildiğine göre Abdülmelik b. Mervân, zorla tecavüze uğrayan bir kadına, bunu yapan kimsenin mehir vermesine hükmetti. Yahyâ dedi ki: Mâlik'in şöyle söylediğini işittim: Bizde hüküm şöyledir: Bir erkek, bakire veya dul bir kadına zorla tecavüz ederse, kadın hür olduğu takdirde ona emsallerinin mehri kadar mehir vermesi gerekir. Kadın köle ise, değerinde meydana gelen eksilmeyi ödemesi gerekir. Bu fiilin cezası tecavüz eden erkeğe aittir; tecavüze uğrayan kadına bunların hiçbirinden dolayı ceza yoktur. Tecavüz eden bir köle ise, efendisi onu teslim etmeyi istemedikçe bu yükümlülük efendisine aittir.