وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدٍ الْقَارِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ قَدِمَ عَلَى عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ رَجُلٌ مِنْ قِبَلِ أَبِي مُوسَى الأَشْعَرِيِّ فَسَأَلَهُ عَنِ النَّاسِ، فَأَخْبَرَهُ ثُمَّ، قَالَ لَهُ عُمَرُ هَلْ كَانَ فِيكُمْ مِنْ مُغَرِّبَةِ خَبَرٍ فَقَالَ نَعَمْ رَجُلٌ كَفَرَ بَعْدَ إِسْلاَمِهِ . قَالَ فَمَا فَعَلْتُمْ بِهِ قَالَ قَرَّبْنَاهُ فَضَرَبْنَا عُنُقَهُ . فَقَالَ عُمَرُ أَفَلاَ حَبَسْتُمُوهُ ثَلاَثًا وَأَطْعَمْتُمُوهُ كُلَّ يَوْمٍ رَغِيفًا وَاسْتَتَبْتُمُوهُ لَعَلَّهُ يَتُوبُ وَيُرَاجِعُ أَمْرَ اللَّهِ ثُمَّ قَالَ عُمَرُ اللَّهُمَّ إِنِّي لَمْ أَحْضُرْ وَلَمْ آمُرْ وَلَمْ أَرْضَ إِذْ بَلَغَنِي .
Abdurrahman b. Muhammed b. Abdullah b. Abd el-Karî'nin babasından naklettiğine göre Ebu Musa el-Eş'arî'nin yanından Ömer b. el-Hattab'a bir adam geldi. Ömer adama halkı sordu, o da Ömer'e açıklamalarda bulundu. Sonra Hz. Ömer ona: «Oralara ait yeni bir haberin var mı?» diye sordu. Adam: «Evet, adamın biri Müslüman olduktan sonra küfre döndü» dedi. Hz. Ömer: «Ona ne yaptınız?» diye sordu. Adam: «Onu yaklaştırıp boynunu vurduk» diye cevap verdi. Hz. Ömer: «Onu üç gün hapsederek, her gün bir ekmek verip tövbeye davet etmediniz mi? Olur ki tövbe eder ve Allah'ın emrine dönerdi» dedi. Sonra Hz. Ömer sözüne şöyle devam etti: «Allah'ım! Ben orada bulunmadım, öldürülmesini emretmedim ve haber bana ulaştığında buna razı olmadım.»