Muvatta Malik

1438 numaralı hadis

وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ حَاطِبٍ، أَنَّ رَقِيقًا، لِحَاطِبٍ سَرَقُوا نَاقَةً لِرَجُلٍ مِنْ مُزَيْنَةَ فَانْتَحَرُوهَا فَرُفِعَ ذَلِكَ إِلَى عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ فَأَمَرَ عُمَرُ كَثِيرَ بْنَ الصَّلْتِ أَنْ يَقْطَعَ أَيْدِيَهُمْ ثُمَّ قَالَ عُمَرُ أَرَاكَ تُجِيعُهُمْ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ عُمَرُ وَاللَّهِ لأُغَرِّمَنَّكَ غُرْمًا يَشُقُّ عَلَيْكَ ثُمَّ قَالَ لِلْمُزَنِيِّ كَمْ ثَمَنُ نَاقَتِكَ فَقَالَ الْمُزَنِيُّ قَدْ كُنْتُ وَاللَّهِ أَمْنَعُهَا مِنْ أَرْبَعِمِائَةِ دِرْهَمٍ ‏.‏ فَقَالَ عُمَرُ أَعْطِهِ ثَمَانَمِائَةِ دِرْهَمٍ ‏.‏ قَالَ يَحْيَى سَمِعْتُ مَالِكًا يَقُولُ وَلَيْسَ عَلَى هَذَا الْعَمَلُ عِنْدَنَا فِي تَضْعِيفِ الْقِيمَةِ وَلَكِنْ مَضَى أَمْرُ النَّاسِ عِنْدَنَا عَلَى أَنَّهُ إِنَّمَا يَغْرَمُ الرَّجُلُ قِيمَةَ الْبَعِيرِ أَوِ الدَّابَّةِ يَوْمَ يَأْخُذُهَا ‏.‏

Mâlik, Hişâm b. Urve'den, o babasından, o da Yahya b. Abdurrahman b. Hâtıb'dan nakletti: Hâtıb'ın köleleri, Müzeyne kabilesinden bir adama ait deveyi çalıp kestiler. Durum Ömer b. Hattâb'a götürülünce Ömer, Kesîr b. Salt'a onların ellerini kesmesini emretti. Sonra Ömer, Hâtıb'a: “Görüyorum ki onları aç bırakıyorsun.” dedi. Ardından: “Vallahi sana, ağırına gidecek bir tazminat ödeteceğim.” dedi. Sonra Müzeyneli adama: “Devenin değeri ne kadardı?” diye sordu. Müzeyneli: “Vallahi onu dört yüz dirheme vermiyordum.” dedi. Bunun üzerine Ömer: “Ona sekiz yüz dirhem ver.” dedi. Yahya şöyle dedi: Mâlik'in şöyle söylediğini işittim: Değerin iki katına çıkarılması konusunda bizdeki uygulama buna göre değildir. Bizde insanların süregelen uygulaması, bir kimsenin aldığı devenin veya başka bir hayvanın, onu aldığı gündeki değerini ödemesidir.

Muwatta Malik 1438