وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ إِنَّ أَبَا بَكْرٍ الصِّدِّيقَ كَانَ نَحَلَهَا جَادَّ عِشْرِينَ وَسْقًا مِنْ مَالِهِ بِالْغَابَةِ فَلَمَّا حَضَرَتْهُ الْوَفَاةُ قَالَ وَاللَّهِ يَا بُنَيَّةُ مَا مِنَ النَّاسِ أَحَدٌ أَحَبُّ إِلَىَّ غِنًى بَعْدِي مِنْكِ وَلاَ أَعَزُّ عَلَىَّ فَقْرًا بَعْدِي مِنْكِ وَإِنِّي كُنْتُ نَحَلْتُكِ جَادَّ عِشْرِينَ وَسْقًا فَلَوْ كُنْتِ جَدَدْتِيهِ وَاحْتَزْتِيهِ كَانَ لَكِ وَإِنَّمَا هُوَ الْيَوْمَ مَالُ وَارِثٍ وَإِنَّمَا هُمَا أَخَوَاكِ وَأُخْتَاكِ فَاقْتَسِمُوهُ عَلَى كِتَابِ اللَّهِ . قَالَتْ عَائِشَةُ فَقُلْتُ يَا أَبَتِ وَاللَّهِ لَوْ كَانَ كَذَا وَكَذَا لَتَرَكْتُهُ إِنَّمَا هِيَ أَسْمَاءُ فَمَنِ الأُخْرَى فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ ذُو بَطْنِ بِنْتِ خَارِجَةَ . أُرَاهَا جَارِيَةً .
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Hz. Aişe (r.a.) der ki: Ebu Bekir es-Sıddık (r.a.), Gabe denilen yerdeki malından bana toplanacak yirmi vesk hurma hibe etti. Ölümü yaklaştığında babam Ebu Bekir şöyle dedi: «Kızım, vallahi ölümümden sonra zengin olmasını senden daha çok istediğim hiç kimse yoktur. Fakirliğine de en çok üzüleceğim kişi sensin. Sana toplanacak yirmi vesk hurma bağışlamıştım. Eğer onları toplamış ve mülkiyetine geçirmiş olsaydın senin olurdu. Fakat bugün o, mirasçıların malıdır. Senin iki erkek ve iki kız kardeşin var. Onu Allah'ın kitabına uygun olarak aranızda paylaşın.» Ben dedim ki: «Babacığım, vallahi şu ve şu kadar da olsa onu bırakırdım. Kız kardeşlerimden biri Esma'dır; diğeri kimdir?» Ebu Bekir: «Harice'nin kızının karnındaki çocuktur. Onun kız olacağını sanıyorum» cevabını verdi.