Muvatta Malik

1536 numaralı hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّهُ قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ، أَنَّهُ أَخَذَ نَبَطِيًّا قَدْ سَرَقَ خَوَاتِمَ مِنْ حَدِيدٍ فَحَبَسَهُ لِيَقْطَعَ يَدَهُ فَأَرْسَلَتْ إِلَيْهِ عَمْرَةُ بِنْتُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ مَوْلاَةً لَهَا يُقَالُ لَهَا أُمَيَّةُ قَالَ أَبُو بَكْرٍ فَجَاءَتْنِي وَأَنَا بَيْنَ ظَهْرَانَىِ النَّاسِ فَقَالَتْ تَقُولُ لَكَ خَالَتُكَ عَمْرَةُ يَا ابْنَ أُخْتِي أَخَذْتَ نَبَطِيًّا فِي شَىْءٍ يَسِيرٍ ذُكِرَ لِي فَأَرَدْتَ قَطْعَ يَدِهِ قُلْتُ نَعَمْ ‏.‏ قَالَتْ فَإِنَّ عَمْرَةَ تَقُولُ لَكَ لاَ قَطْعَ إِلاَّ فِي رُبُعِ دِينَارٍ فَصَاعِدًا ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ فَأَرْسَلْتُ النَّبَطِيَّ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ وَالأَمْرُ الْمُجْتَمَعُ عَلَيْهِ عِنْدَنَا فِي اعْتِرَافِ الْعَبِيدِ أَنَّهُ مَنِ اعْتَرَفَ مِنْهُمْ عَلَى نَفْسِهِ بِشَىْءٍ يَقَعُ الْحَدُّ وَالْعُقُوبَةُ فِيهِ فِي جَسَدِهِ ‏.‏ فَإِنَّ اعْتِرَافَهُ جَائِزٌ عَلَيْهِ وَلاَ يُتَّهَمُ أَنْ يُوقِعَ عَلَى نَفْسِهِ هَذَا ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ وَأَمَّا مَنِ اعْتَرَفَ مِنْهُمْ بِأَمْرٍ يَكُونُ غُرْمًا عَلَى سَيِّدِهِ فَإِنَّ اعْتِرَافَهُ غَيْرُ جَائِزٍ عَلَى سَيِّدِهِ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ لَيْسَ عَلَى الأَجِيرِ وَلاَ عَلَى الرَّجُلِ يَكُونَانِ مَعَ الْقَوْمِ يَخْدُمَانِهِمْ إِنْ سَرَقَاهُمْ قَطْعٌ لأَنَّ حَالَهُمَا لَيْسَتْ بِحَالِ السَّارِقِ وَإِنَّمَا حَالُهُمَا حَالُ الْخَائِنِ وَلَيْسَ عَلَى الْخَائِنِ قَطْعٌ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ فِي الَّذِي يَسْتَعِيرُ الْعَارِيَةَ فَيَجْحَدُهَا إِنَّهُ لَيْسَ عَلَيْهِ قَطْعٌ وَإِنَّمَا مَثَلُ ذَلِكَ مَثَلُ رَجُلٍ كَانَ لَهُ عَلَى رَجُلٍ دَيْنٌ فَجَحَدَهُ ذَلِكَ فَلَيْسَ عَلَيْهِ فِيمَا جَحَدَهُ قَطْعٌ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ الْمُجْتَمَعُ عَلَيْهِ عِنْدَنَا فِي السَّارِقِ يُوجَدُ فِي الْبَيْتِ قَدْ جَمَعَ الْمَتَاعَ وَلَمْ يَخْرُجْ بِهِ إِنَّهُ لَيْسَ عَلَيْهِ قَطْعٌ وَإِنَّمَا مَثَلُ ذَلِكَ كَمَثَلِ رَجُلٍ وَضَعَ بَيْنَ يَدَيْهِ خَمْرًا لِيَشْرَبَهَا فَلَمْ يَفْعَلْ فَلَيْسَ عَلَيْهِ حَدٌّ وَمِثْلُ ذَلِكَ رَجُلٌ جَلَسَ مِنِ امْرَأَةٍ مَجْلِسًا وَهُوَ يُرِيدُ أَنْ يُصِيبَهَا حَرَامًا فَلَمْ يَفْعَلْ وَلَمْ يَبْلُغْ ذَلِكَ مِنْهَا فَلَيْسَ عَلَيْهِ أَيْضًا فِي ذَلِكَ حَدٌّ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ الْمُجْتَمَعُ عَلَيْهِ عِنْدَنَا أَنَّهُ لَيْسَ فِي الْخُلْسَةِ قَطْعٌ بَلَغَ ثَمَنُهَا مَا يُقْطَعُ فِيهِ أَوْ لَمْ يَبْلُغْ ‏.‏

Yahya b. Said şöyle dedi: Ebu Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm bana haber verdi: Demir yüzükler çalmış bir Nebatîyi yakalayıp elini kesmek üzere hapsetti. Bunun üzerine Amre bint Abdurrahman, Ümeyye denilen cariyesini ona gönderdi. Ebu Bekir dedi ki: Ben insanların arasında iken yanıma geldi ve: «Teyzen Amre sana şöyle diyor: Ey kız kardeşimin oğlu! Duyduğuma göre az bir şeyden dolayı bir Nebatîyi yakalayıp elini kesmek istemişsin.» dedi. Ben: «Evet.» dedim. Cariyesi: «Amre sana, çeyrek dinar ve daha fazlası olmadıkça el kesme cezası yoktur, diyor.» dedi. Ebu Bekir: Bunun üzerine Nebatîyi serbest bıraktım, dedi. Malik dedi ki: Kölelerin itirafı konusunda bizce üzerinde ittifak edilen hüküm şudur: Onlardan biri, cezası bedenine uygulanacak bir had veya cezayı gerektiren bir şeyi kendi aleyhine itiraf ederse itirafı geçerlidir. Böyle bir şeyi kendi aleyhine isnat etmekle itham edilmez. Malik dedi ki: Fakat onlardan biri, efendisinin mali sorumluluğunu gerektiren bir şeyi itiraf ederse bu itirafı efendisi aleyhine geçerli değildir. Malik dedi ki: Bir topluluğun yanında ücretle çalışan kimseye veya onlara hizmet eden kişiye, onlardan bir şey çalmaları hâlinde el kesme cezası uygulanmaz. Çünkü onların durumu hırsızın değil, hainin durumudur. Haine de el kesme cezası uygulanmaz. Malik, ödünç aldığı bir şeyi inkâr eden kimse hakkında şöyle dedi: Ona el kesme cezası uygulanmaz. Bunun benzeri, bir adamın diğerinde bulunan alacağını onun inkâr etmesidir. İnkâr ettiği şeyden dolayı ona el kesme cezası uygulanmaz. Malik dedi ki: Bizce üzerinde ittifak edilen hüküm şudur: Evde bulunan ve eşyayı toplamış olmakla birlikte henüz dışarı çıkarmamış olan hırsıza el kesme cezası uygulanmaz. Bunun benzeri, içmek üzere önüne şarap koyduğu hâlde onu içmeyen kimsedir; ona had cezası uygulanmaz. Yine bunun benzeri, bir kadına haram yoldan yaklaşmak isteyerek onun yanında oturduğu hâlde bunu yapmayan ve kadına ilişmeyen kimsedir; ona da bundan dolayı had cezası uygulanmaz. Malik dedi ki: Bizce üzerinde ittifak edilen hüküm şudur: Kapıp kaçırmada, malın değeri el kesmeyi gerektiren miktara ulaşsa da ulaşmasa da el kesme cezası yoktur.

Muwatta Malik 1536