Muvatta Malik

1611 numaralı hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ، أَنَّهَا قَالَتْ لَمَّا قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ وُعِكَ أَبُو بَكْرٍ وَبِلاَلٌ - قَالَتْ - فَدَخَلْتُ عَلَيْهِمَا فَقُلْتُ يَا أَبَتِ كَيْفَ تَجِدُكَ وَيَا بِلاَلُ كَيْفَ تَجِدُكَ قَالَتْ فَكَانَ أَبُو بَكْرٍ إِذَا أَخَذَتْهُ الْحُمَّى يَقُولُ كُلُّ امْرِئٍ مُصَبَّحٌ فِي أَهْلِهِ وَالْمَوْتُ أَدْنَى مِنْ شِرَاكِ نَعْلِهِ وَكَانَ بِلاَلٌ إِذَا أُقْلِعَ عَنْهُ يَرْفَعُ عَقِيرَتَهُ فَيَقُولُ أَلاَ لَيْتَ شِعْرِي هَلْ أَبِيتَنَّ لَيْلَةً بِوَادٍ وَحَوْلِي إِذْخِرٌ وَجَلِيلُ وَهَلْ أَرِدَنْ يَوْمًا مِيَاهَ مَجَنَّةٍ وَهَلْ يَبْدُوَنْ لِي شَامَةٌ وَطَفِيلُ قَالَتْ عَائِشَةُ فَجِئْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرْتُهُ فَقَالَ ‏ "‏ اللَّهُمَّ حَبِّبْ إِلَيْنَا الْمَدِينَةَ كَحُبِّنَا مَكَّةَ أَوْ أَشَدَّ وَصَحِّحْهَا وَبَارِكْ لَنَا فِي صَاعِهَا وَمُدِّهَا وَانْقُلْ حُمَّاهَا فَاجْعَلْهَا بِالْجُحْفَةِ ‏"‏ ‏.‏

Müminlerin annesi Aişe (r.anha) şunları anlattı: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye gelince Ebu Bekir ve Bilal (r.a.) sıtma hastalığına yakalandılar. Ben kendilerini ziyaret edip, «Babacığım! Kendini nasıl hissediyorsun? Ey Bilal, kendini nasıl buluyorsun?» dedim. Ebu Bekir'i (r.a.) sıtma humması tutunca şu beyti söylerdi: «Herkes ailesi içinde sabaha çıkar. Ölüm ona nalının kayışından daha yakındır.» Bilal-i Habeşi (r.a.) de sıtma nöbeti geçince yüksek sesle şöyle derdi: «Bir bilebilseydim: Mekke vadisinde, çevremde güzel kokulu izhir ve celil otları olduğu hâlde bir gece geçirebilecek miyim? Bir gün Mecenne sularına varabilecek miyim? Şâme ve Tafil dağları bana görünecek mi?» Hz. Aişe (r.anha) der ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelip bunu haber verdiğimde şöyle niyaz etti: «Ya Rab! Bize Medine'yi, Mekke'yi sevdiğimiz kadar veya daha çok sevdir. Onu sağlıklı kıl. Sa'ını ve müddünü bizim için bereketli kıl. Medine'nin sıtmasını da Cuhfe'ye naklet.»

Muwatta Malik 1611