وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سُمَيٍّ، مَوْلَى أَبِي بَكْرٍ، عَنِ الْقَعْقَاعِ بْنِ حَكِيمٍ، أَنَّ كَعْبَ الأَحْبَارِ، قَالَ لَوْلاَ كَلِمَاتٌ أَقُولُهُنَّ لَجَعَلَتْنِي يَهُودُ حِمَارًا . فَقِيلَ لَهُ وَمَا هُنَّ فَقَالَ أَعُوذُ بِوَجْهِ اللَّهِ الْعَظِيمِ الَّذِي لَيْسَ شَىْءٌ أَعْظَمَ مِنْهُ وَبِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ الَّتِي لاَ يُجَاوِزُهُنَّ بَرٌّ وَلاَ فَاجِرٌ وَبِأَسْمَاءِ اللَّهِ الْحُسْنَى كُلِّهَا مَا عَلِمْتُ مِنْهَا وَمَا لَمْ أَعْلَمْ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ وَبَرَأَ وَذَرَأَ .
Ka'ka b. Hakîm'den: Ka'bul-Ahbar: «Eğer söylediğim birkaç kelime olmasaydı, Yahudiler beni merkep yapacaklardı.» dedi. Kendisine: «— O kelimeler nedir?» diye sorulduğunda, şöyle dedi: «— Yaratıp var ettiği ve çoğalttığı şeylerin şerrinden, kendisinden daha büyük hiçbir şey bulunmayan Allah'ın yüce vechine, hiçbir iyinin ve kötünün aşamayacağı noksanlıktan uzak, tam ve üstün kelimelerine ve Allah'ın bildiğim ve bilmediğim bütün güzel isimlerine sığınırım.»