Riyazus Salihin

5 numaralı hadis

وَعَنْ أبي يَزِيدَ مَعْنِ بْنِ يَزِيدَ بْنِ الأَخْنَسِ رضي الله عنه، وَهُوَ وَأَبُوهُ وَجَدُّهُ صَحَابِيُّونَ، قال: كان أبي يَزِيدُ أَخْرَجَ دَنَانِيرَ يَتَصَدَّقُ بِهَا فَوَضَعَهَا عِنْدَ رَجُلٍ فِي الْمَسْجِدِ، فَجِئْتُ فَأَخَذْتُهَا فَأَتَيْتُهُ بِهَا، فَقال: وَاللَّهِ مَا إِيَّاكَ أَرَدْتُ، فَخَاصَمْتُهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ ﷺ فَقال: لَكَ مَا نَوَيْتَ يَا يَزِيدُ، وَلَكَ مَا أَخَذْتَ يَا مَعْنُ.

Ebû Yezîd Ma‘n İbn Yezîd İbn Ahnes’ten (Allah ondan razı olsun) rivayet edildiğine göre -ki kendisi, babası ve dedesi sahâbîdirler- şöyle demiştir: Babam Yezîd, sadaka vermek üzere birkaç dinar çıkarmış ve mescitte oturan birinin yanına koymuştu. Ben de gelip onları alarak babama getirmiştim. Babam: “Yemin olsun ki o paraları sen alasın diye bırakmadım.” deyince Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına giderek durumu ona arz ettim. Bunun üzerine o, meseleyi hallederek şöyle buyurdular: “Yezîd, sen niyetlendiğin sadaka sevabını kazandın. Ey Ma‘n, aldığın para da senindir.”

Riyazus-Salihin 5