عَنْ جُنْدُبِ بْنِ عَبْدِ اللهِ رضي الله عنه أن رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ بَعْثًا مِنَ الْمُسْلِمِينَ إِلَى قَوْمٍ مِنَ الْمُشْرِكِينَ، وَإنهُمُ الْتَقَوْا، فَكان رَجُلٌ مِنَ الْمُشْرِكِينَ إذا شَاءَ أن يَقْصِدَ إِلَى رَجُلٍ مِنَ الْمُسْلِمِينَ قَصَدَ لَهُ فَقَتَلَهُ، وَإن رَجُلاً مِنَ الْمُسْلِمِينَ قَصَدَ غَفْلَتَهُ، قال: وَكُنَّا نُتحَدَّثُ أنهُ أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ، فَلَمَّا رَفَعَ عَلَيْهِ السَّيْفَ، قال: لاَ إِلَهَ إلا اللَّهُ، فَقَتَلَهُ، فَجَاءَ الْبَشِيرُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ، فَأَخْبَرَهُ، حَتَّى أَخْبَرَهُ خَبَرَ الرَّجُلِ كَيْفَ صَنَعَ، فَدَعَاهُ فَسَأَلَهُ، فَقال: لِمَ قَتَلْتَهُ؟ قال: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَوْجَعَ فِي الْمُسْلِمِينَ وَقَتَلَ فُلانا وَفُلانا، وَسَمَّى لَهُ نَفَرًا، وَإني حَمَلْتُ عَلَيْهِ، فَلَمَّا رَأَى السَّيْفَ قال: لاَ إِلَهَ إلا اللَّهُ. قال رسولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: أَقَتَلْتَهُ؟ قال: نَعَمْ. قال: فَكَيْفَ تَصْنَعُ بِلاَ إِلَهَ إلا اللَّهُ إذا جَاءَتْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ؟ قال: يَا رَسُولَ اللَّهِ، اسْتَغْفِرْ لِي. قال: وَكَيْفَ تَصْنَعُ بِلاَ إِلَهَ إلا اللَّهُ إذا جَاءَتْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ؟ قال: فَجَعَلَ لاَ يَزِيدُهُ عَلَى أن يَقُولَ: كَيْفَ تَصْنَعُ بِلاَ إِلَهَ إلا اللَّهُ إذا جَاءَتْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ؟
Cündüb ibni Abdullah (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Müslümanlardan bir müfrezeyi müşriklerden bir kavme göndermişti. Bunlar müşriklerle karşılaşınca müşriklerden bir adam Müslümanlardan istediğine saldırıp öldürüyordu. Müslümanlardan bir kimse de onun boş bulunacağı bir anı gözlüyordu. Bu kimsenin Üsame ibni Zeyd olduğunu konuşup duruyorduk. Üsame kılıcını kaldırıp adamı öldüreceği sırada o kimse, “Lâ ilâhe illallah” dedi. Fakat Üsame onu yine de öldürdü. Peygamber efendimize müjdeci geldi. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) ona ordunun durumunu sordu. O da olup biteni kendisine haber verdi. Hatta Üsame’nin ve o adamın durumunu da anlattı. Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) Üsame’yi çağırdı ve ona: “Adamı niçin öldürdün?” diye sordu. Üsame: “Ya Rasulallah! O adam Müslümanların canını yaktı; falanı, filanı öldürdü” diyerek birkaç kişinin isimlerini saydı ve sözüne şöyle devam etti: “Ben onun üzerine yürüdüm, kılıcı görünce Lâ ilâhe illallah dedi.” Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem): “Onu öldürdün mü?” diye sordu. Ben, “Evet” deyince Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): “Lâ ilâhe illallah kıyamet günü karşına geldiğinde ne yapacaksın?” dedi. Üsame ibni Zeyd: “Ya Rasulallah! Allah’tan beni bağışlamasını dile” dedi. Fakat Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem), “Lâ ilâhe illallah kıyamet günü karşına geldiğinde ne yapacaksın?” demekten başka bir şey söylemiyordu. Hep bu sözü tekrar ediyordu.