Riyazus Salihin

447 numaralı hadis

وعَنْ ابنِ مَسعودٍ رضي الله عنه قال: قال لي النبيُّ صلى الله عليه وسلم: اقْرَأ عليَّ القرآن. قلتُ: يا رسُولَ الله، أَقْرَأُ عَلَيْكَ، وَعَلَيْكَ أُنزل؟! قال: إني أحب أن أَسْمَعَهُ مِنْ غَيْري. فقرَأْتُ عليه سورَةَ النِّسَاءِ، حتى جِئْتُ إلى هذِه الآية: ﴿فَكَيْفَ إِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ أُمَّةٍ بِشَهِيدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلَى هَؤُلَاءِ شَهِيدًا﴾ [النساء: 41]، قال: حَسبُكَ الآن. فَالْتَفَتُّ إلَيْهِ، فَإذا عَيْنَاهُ تَذْرِفَان.

Abdullah ibni Mes’ud (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem): “Bana Kur’an oku” buyurdu. Ben: -Ey Allah’ın Rasulü, Kur’an sana indirilmişken ben mi sana Kur’an okuyacağım! dedim. O da: “Ben Kur’an’ı başkalarından dinlemeyi severim,” buyurması üzerine Nisa suresini okumaya başladım. “Öyleyse hesap günü her topluluk içinden şahitler getireceğimiz ve seni de onlara şahit tutacağımız zaman...” (4 Nisa 41) anlamındaki ayete geldiğimde, “Şimdilik bu kadar okuman yeter” buyurdu. Bir de baktım, gözlerinden yaşlar akıyordu.

Riyazus-Salihin 447