Riyazus Salihin

594 numaralı hadis

وعَنْ عائشةَ رضي اللهُ عنها قالتْ: كان لأبي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ غُلامٌ يُخْرِجُ لَهُ الخَرَاجَ، وكان أبو بَكْرٍ يَأْكُلُ مِنْ خَرَاجِهِ، فَجَاءَ يَوماً بِشَيءٍ، فَأَكَلَ مِنْهُ أَبُو بَكْرٍ، فَقال لَهُ الغُلامُ: تَدْرِي مَا هذا؟ فَقال أبو بكرٍ: ومَا هُوَ؟ قال: كُنْتُ تَكَهَّنْتُ لإنسان في الجاهِلِيَّةِ وَمَا أُحْسِنُ الكَهَانةَ إلا أَنِّي خَدَعْتُهُ، فَلَقِيَني، فَأَعْطَاني بذلِكَ هذا الَّذِي أَكَلْتَ مِنْهُ، فَأَدْخَلَ أَبُو بَكْرٍ يَدَهُ فَقَاءَ كُلَّ شَيْءٍ في بَطْنِهِ.

Aişe (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Ebu Bekir es-Sıddîk (Allah ondan razı olsun)'ın bir kölesi vardı. Bu köle kazancının belli bir kısmını Ebu Bekir'e verir, o da bundan yerdi. Yine bir gün köle kazandığı bir şeyi getirdi. Ebu Bekir de onu yemeye başladı. Köle Ebu Bekir'e: "Yediğin şeyin ne olduğunu biliyor musun?" diye sordu. Ebu Bekir de: "Söyle bakalım, neymiş bu?" deyince köle: "Falcılıktan anlamadığım hâlde cahiliye devrinde bir kimseye falcılık yaparak adamı aldatmıştım. Bugün onunla karşılaştım, adam o gün yaptığım işe karşılık işte bu yediğin şeyi verdi", dedi. Bunun üzerine Ebu Bekir elini ağzına sokarak yediklerinin hepsini çıkarıp kustu.

Riyazus-Salihin 594