وعن أبي مسعود عقبة بن عمرو البدريِّ رضي الله عنه قال: جاءَ رَجُلٌ إلى النبيِّ صلى الله عليه وسلم، فقال: إني لأَتأخَّر عَن صَلاةِ الصُّبْحِ مِن أجْلِ فلانٍ مِمَّا يُطِيل بِنَا! فَمَا رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم غَضِبَ في مَوْعِظَةٍ قَطُّ أَشَدَّ مِمَّا غَضِبَ يَومئِذٍ، فقال: يَا أَيُّهَا النَّاسُ، إِنَّ مِنْكُمْ مُنَفِّرِينَ، فَأَيُّكُمْ أَمَّ النَّاسَ فَلْيُوجِزْ، فَإِنَّ مِنْ وَرَائِهِ الكَبِيرَ وَالصَّغِيرَ وَذَا الحَاجَةِ.
Ebu Mesud Ukbe ibni Amr el-Bedri (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir adam Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gelerek: “Ben filanın namazı uzatması yüzünden sabah namazına geç kalıyorum,” dedi. Ben Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’i hiçbir konuşmasında o günkü kadar öfkeli görmedim. Şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Aranızda insanları namaz ve ibadetlerden usandıranlar var. Sizden kim imamlık yaparsa namazı kısa kıldırsın. Zira arkasında namaz kılanlar arasında yaşlı olanı, çocuk olanı ve iş güç sahibi olanı var.” (Buhârî, İlim 28; Müslim, Salât 128)