حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الصَّلْتِ أَبُو جَعْفَرٍ الْكُوفِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي حَمْزَةُ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " بَيْنَا أَنَا نَائِمٌ شَرِبْتُ ـ يَعْنِي اللَّبَنَ ـ حَتَّى أَنْظُرُ إِلَى الرِّيِّ يَجْرِي فِي ظُفُرِي أَوْ فِي أَظْفَارِي، ثُمَّ نَاوَلْتُ عُمَرَ ". فَقَالُوا فَمَا أَوَّلْتَهُ قَالَ " الْعِلْمَ ".
Hamza'nın, onun babasından rivayetine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ben uyurken, sütü kastederek, içtim. Nihayet süte kanmışlığımın tırnağımda ya da tırnaklarımda aktığını gördüm. Sonra Ömer'e verdim." "Bunu ne diye yorumladın?" diye sordular. O da: "İlim" diye cevap verdi.