وعن أبي سعيدٍ الخُدْرِيِّ رضي الله عنه قَالَ: كَانَ النَّبِيُّ ﷺ يَقُولُ: إذا وُضِعَتِ الجِنَازَةُ، فَاحْتَمَلَهَا الرِّجَالُ عَلى أَعْنَاقِهِمْ، فَإنْ كَانَتْ صَالِحَةً، قَالَتْ: قَدِّمُوني، وَإنْ كَانَتْ غَيْرَ صَالِحَةٍ، قَالَتْ لأَهْلِهَا: يَا وَيْلَهَا أَيْنَ تَذْهَبُونَ بِهَا؟ يَسْمَعُ صَوْتَهَا كُلُّ شَيْءٍ إلاَّ الإنْسانَ، وَلَوْ سَمعَ الإنْسَانُ لَصَعِقَ.
Ebu Said el-Hudrî (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ölü tabuta konulup da erkekler onu omuzlarına aldıkları zaman, eğer o iyi bir kişi ise ‘Beni bir an önce yerime ulaştırınız!’ der. Eğer iyi biri değilse ‘Eyvah! Beni bu tabut ile nereye götürüyorsunuz?’ diye feryat eder. Ölünün bu seslenişini insanlardan başka her yaratık duyar. Eğer insan bu sözleri işitecek olsaydı dehşetten düşüp bayılırdı.”