عن علي رضي الله عنه قال: كُنَّا في جِنَازَةٍ في بَقِيعِ الْغَرْقَدِ فأتانا رَسُولُ الله صلى الله عليه وسلم فَقَعَدَ، وَقَعَدْنَا حَوْلَهُ، وَمَعَهُ مِخصَرَةٌ فَنكَسَ وَجَعَلَ يَنْكُتُ بِمِخْصَرتِهِ، ثم قال: مَا مِنْكُمْ منْ أَحَدٍ إلاَّ وَقَدْ كُتبَ مَقْعَدُهُ مِنَ النَّارِ وَمَقْعَدُهُ مِنَ الجَنَّةِ، فقالوا: يا رَسُولَ الله أَفَلا نَتكِلُ عَلى كِتَابِنَا؟ فقال: اعْمَلُوا، فَكُلٌّ مُيَسَّرٌ لِمَا خُلِقَ لَهُ. وذكَرَ تمامَ الحديث.
Ali (Allah ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Bakîu’l-Garkad kabristanında bir cenazenin defni için bulunuyorduk. Bu arada Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), elinde baston olduğu hâlde yanımıza gelip oturdu. Biz de çevresine oturduk. Başını eğip bastonuyla yere bir şeyler çizmeye başladı ve sonra şöyle buyurdu: “Sizden hiçbir kimse yok ki cennet ve cehennemdeki yerleri yazılı olmasın.” “Ey Allah’ın Rasûlü! Biz hakkımızdaki o yazıya güvenip hayırlı amelleri bırakalım mı?” dediler. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Hayır, siz hayırlı ameller işleyerek görevinizi yapmaya bakınız. Herkes ne için yaratıldıysa onu kolayca elde eder.” buyurdu. Ravi hadisin tamamını anlattı. (Buhari, Cenaiz 83; Müslim, Kader 8)