Riyazus Salihin

1022 numaralı hadis

وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ الله عَنْهما قَالَ: بَيْنَمَا جِبْرِيلُ عليه السلام قَاعِدٌ عِندَ النَبيّ صلى الله عليه وسلم سَمعَ نَقِيضاً مِنْ فَوْقِهِ، فَرَفَعَ رَأْسَهُ فَقَالَ: هذَا بَابٌ مِنَ السَّمَاءِ فُتحَ اليَوْمَ، وَلَمْ يُفْتَح قَطُّ إلاَّ اليَوْمَ، فَنَزَلَ مِنه مَلكٌ فقالَ: هذا مَلَكٌ نَزَلَ إلى الأَرْضِ لمْ ينزِلْ قَطُّ إلاَّ اليَوْمَ، فَسَلَّمَ وقال: أَبْشِرْ بِنُوْرَيْنِ أُوتِيتَهُمَا، لَمْ يُؤْتَهُمَا نَبيّ قَبْلَكَ: فَاتِحَةِ الكِتَابِ، وَخَوَاتِيمُ سُورَةِ البَقَرَةِ، لَن تَقرَأَ بِحَرْفٍ منها إلاَّ أُعْطِيتَه.

İbn Abbas’tan (Allah onlardan razı olsun) rivayet edildiğine göre Cebrail, bir sefer Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem)’in yanında otururken gökten kapı gıcırtısına benzer bir ses işitti ve başını kaldırdı. Cebrail: “Bu, şimdiye kadar hiçbir şekilde açılmayan, sadece bugün açılan bir gök kapısıdır.” dedi. Oradan bir melek indi. Bu melek de bugüne kadar hiç inmemişti. Melek selam verdi ve Peygamberimize şöyle dedi: “Müjdeler sana! Senden önce hiçbir peygambere verilmeyen iki nur verildi sana. Biri Fatiha suresi, diğeri de Bakara suresinin son ayetleridir. Bunlardan okuyacağın her bir harfe karşılık sana sevap ve mükâfat verilir.” (Müslim, Müsâfirîn 254)

Riyazus-Salihin 1022