وَعَنْهَا قَالَتْ: كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُصَلِّي فِيمَا بَيْنَ أَنْ يَفْرُغَ مِنْ صَلاةِ الْعِشَاءِ إِلَى الْفَجْرِ إِحْدَى عَشَرَةَ رَكْعَةً، يُسَلِّمُ بَيْنَ كُلِّ رَكْعَتَيْنِ، وَيُوتِرُ بِوَاحِدَةٍ، فَإِذَا سَكَتَ الْمُؤَذِّنُ مِنْ صَلاةِ الْفَجْرِ، وَتَبَيَّنَ لَهُ الْفَجْرُ، وَجَاءَهُ الْمُؤَذِّنُ، قَامَ فَرَكَعَ رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ، ثُمَّ اضْطَجَعَ عَلَى شِقِّهِ الْأَيْمَنِ هَكَذَا حَتَّى يَأْتِيَهُ الْمُؤَذِّنُ لِلْإِقَامَةِ.
Yine Aişe (Allah ondan razı olsun)'den şöyle rivayet edilmiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) yatsı namazı ile sabah namazı arasındaki sürede on bir rekat namaz kılardı. İki rekatta bir selam verir, bu namazların sonunda bir rekatla vitiri eklerdi. Müezzin sabah ezanını okuduktan ve tan yeri ağardıktan sonra müezzinin haber vermesiyle kalkar, fazla uzun olmayan iki rekat kılar, müezzin tekrar gelip farz namaz için haber verinceye kadar sağ tarafına uzanıp yatardı. (Müslim, Müsafirin 121-122)