وعَنْ أبي ذَرٍّ رضي الله عنه، عن النَّبيِّ صلى الله عليه وسلم قالَ: يُصْبِحُ عَلى كُلِّ سُلامَى مِنْ أَحَدِكُمْ صَدَقَةٌ: فَكُلُّ تَسبيحَةٍ صَدَقَةٌ، وكُلُّ تَحمِيدَةٍ صَدَقَةٌ، وَكُلُّ تَهلِيلَةٍ صَدَقَةٌ، وَكُلُّ تكبِيرَةٍ صَدَقَةٌ، وَأَمرٌ بِالمَعْرُوفِ صَدَقَةٌ، وَنَهْيٌ عَنِ المُنكَرِ صَدَقَةٌ، ويجزئ مِنْ ذلِكَ رَكْعَتَانِ يَركَعُهُما مِنَ الضُّحى.
Ebu Zer (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Sizden her birinizin tüm eklemleri için her sabah sadaka vermesi gerekir. Dolayısıyla her tesbih bir sadakadır, her hamd bir sadakadır, her tehlil bir sadakadır, her tekbir bir sadakadır. İyilik tavsiye etmek sadaka, kötülükten sakındırmak sadakadır. Kuşluk vaktinde kılınacak iki rekât namaz bunların yerini tutar.” (Müslim, Müsâfirîn 84)