حَدَّثَنِي عُبَيْدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، أَخْبَرَنِي أَبِي، سَمِعْتُ مَرْوَانَ، كُنْتُ عِنْدَ عُثْمَانَ، أَتَاهُ رَجُلٌ فَقَالَ اسْتَخْلِفْ. قَالَ وَقِيلَ ذَاكَ قَالَ نَعَمْ، الزُّبَيْرُ. قَالَ أَمَا وَاللَّهِ إِنَّكُمْ لَتَعْلَمُونَ أَنَّهُ خَيْرُكُمْ. ثَلاَثًا.
Yine Mervan b. Hakem dedi ki: "Osman'ın yanında idim. Ona bir adam gelerek, 'Yerine halife göster,' dedi. O, 'Bu söylendi mi?' diye sordu. Adam, 'Evet, Zübeyr,' dedi. Osman, 'Allah'a yemin ederim, siz de biliyorsunuz ki o sizin en hayırlınızdır,' dedi ve bu sözlerini üç defa tekrarladı."