Riyazus Salihin

1361 numaralı hadis

وَعَنِ المَعْرُورِ بنِ سُوَيْد قَالَ: رَأَيْتُ أَبَا ذَرٍّ، وَعليهِ حُلَّةٌ، وَعَلى غُلامِهِ مِثْلُهَا، فَسَأَلْتُهُ عَنْ ذلكَ، فَذَكَرَ أَنّهُ سَابَّ رَجُلاً عَلى عَهْدِ رَسُولِ الله، فَعَيَّرَهُ بِأُمَّهِ، فَقَالَ النَّبِىُ: إنَّكَ امْرُؤٌ فِيكَ جَاهِلِيّةٌ، هُمْ إِخْوَانُكُمْ، وَخَوَلُكُمْ، جَعَلَهُمُ الله تَحتَ أَيدِيكُمْ، فَمَنْ كَانَ أَخُوهُ تَحتَ يَدهِ، فَليُطعِمْهُ مِمَّا يَأْكُلُ، وَلْيُلْبِسْهُ مِمَّا يَلبِسُ، وَلا تُكَلِّفُوهُمْ مَا يَغلِبُهُم، فَإِنْ كَلَّفْتُمُوهُمْ فَأَعِينُوهُمْ عليه.

Ma'rur ibni Süveyd şöyle demiştir: Ebu Zer (Allah Ondan razı olsun)'ı üzerinde değerli bir elbise ile gördüm. Kölesi de aynı elbiseyi giymişti, bunun sebebini sordum. Ebu Zer, Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) zamanında köle asıllı bir kimseye sövdüğünü ve annesinden dolayı ayıpladığını anlattı. Bunun üzerine, Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) ona şöyle demişti: "Sende cahiliyye huyundan bir parça var, onlar sizin hizmetçileriniz ve aynı zamanda kardeşlerinizdir. Allah onları sizin idarenize vermiştir. Kimin eli altında böyle bir kardeşi varsa, kendi yediğinden ona yedirsin, giydiğinden de giydirsin. Onlara güçlerinin yetmeyeceği şeyleri yüklemeyiniz, şayet ağır bir iş yüklerseniz, onlara yardım ediniz." (Buhari, İman, 22; Müslim, Eyman, 40)

Riyazus-Salihin 1361