وعنِ ابنِ عباسٍ رضي الله عنهما عنِ النبيّ صلى الله عليه وسلم قالَ: مَنْ تَحَلَّمَ بِحُلْمٍ لَمْ يَرَهُ، كُلِّفَ أَنْ يَعْقِدَ بيْنَ شَعِيرَتَيْنِ وَلَنْ يَفْعَلَ، وَمَنِ اسْتَمَعَ إلى حَدِيثِ قَوْمٍ وَهُمْ لَهُ كارِهُونَ، صُبَّ في أُذُنَيْهِ الآنُك يَوْمَ القِيَامَةِ، وَمَنْ صَوَّرَ صُورَةً، عُذِّبَ، وَكُلِّفَ أَنْ يَنْفُخَ فيها الرُّوحَ وَلَيْسَ بِنَافِخٍ.
İbni Abbas'tan (Allah onlardan razı olsun) rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim görmediği bir rüyayı gördüm diye anlatırsa ahirette hiçbir zaman yapamayacağı iki arpa tanesini birbirine düğümleme cezasına çarptırılır. Her kim de bir topluluğun duyulmasını istemedikleri bir sözü ve haberi işitmeye, öğrenmeye çalışıp kulak hırsızlığı yaparsa kıyamet günü kulaklarına eritilmiş kurşun dökülür. Kim de herhangi bir canlının resim ve heykelini yaparsa, o da kıyamette bu yaptığına can ver diye teklif olunarak azap olunur. Halbuki ona can vermesi mümkün değildir.” (Buhari, Ta'bir, 45)