Riyazus Salihin

1611 numaralı hadis

عَنْ أبي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ: بَعَثَنَا رَسُولُ اللهِ ﷺ في بَعْثٍ فَقَالَ: إنْ وَجَدْتُم فُلاناً وَفُلاناً، لِرَجُلَيْنِ مِنْ قُرَيْشٍ سَمَّاهُمَا، فَأَحْرِقُوهُمَا بِالنَّارِ. ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللهِ ﷺ حِينَ أَرَدْنَا الخُرُوجَ: إنِّي كُنْتُ أَمَرْتكُمْ أَنْ تُحْرِقُوا فُلاناً وَفُلاناً، وَإنَّ النَّارَ لا يُعَذِّبُ بِهَا إلا اللهُ، فَإنْ وَجَدْتُمُوهُمَا فَاقْتُلُوهُمَا.

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bizi bir birlik içinde savaşa gönderirken Kureyşli iki kişinin adını vererek “Falan ve filanı ele geçirirseniz ateşte yakın” buyurdu. Sonra yola çıkacağımız sırada: “Ben falan ve filanı ele geçirirseniz yakın diye emretmiştim. Ateşle ancak Allah azab eder. Dolayısıyla onları bulduğunuz yerde öldürün.” buyurdular. (Buhari, Cihad 107)

Riyazus-Salihin 1611