Sadaka İbnu Yesâr el-Mekkî anlatıyor: "Saçları örtülü Yemenli bir kimse İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)'e gelip: "Ey Ebû Abdirrahmân, ben müstakil bir umre yapmak üzere geldim" dedi. Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ): "Ben seninle olsaydım da bana sormuş bulunsaydın, sana hacc-ı kıran yapmanı emrederdim" dedi. Adam: "Bu zaten öyleydi (ancak kaçırdım)" dedi. İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ): "Başındaki saçlardan şu uçuşanları al (kes) ve kurban kes!" dedi. (Orada bulunan) Iraklı bir kadın söze karıştı: "Kurbanı da neymiş ey Ebû Abdirrahman?" "Kurbanıdır!" Kadın tekrar sordu: "Kurbanı nedir?" İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) şu cevabı verdi: "Sadece bir koyun bulabilsem, onu kurban etmem bana oruç tutmadan daha hoş gelir."
Kütüb-i Sitte