Kütüb-i Sitte

1667 numaralı hadis

عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ: أَقْبَلَتْ يَهُودُ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالُوا: يَا أَبَا الْقَاسِمِ، أَخْبِرْنَا عَنِ الرَّعْدِ مَا هُوَ؟ قَالَ: «مَلَكٌ مِنَ الْمَلَائِكَةِ مُوَكَّلٌ بِالسَّحَابِ، مَعَهُ مَخَارِيقُ مِنْ نَارٍ يَسُوقُ بِهَا السَّحَابَ حَيْثُ شَاءَ اللَّهُ». فَقَالُوا: فَمَا هَذَا الصَّوْتُ الَّذِي نَسْمَعُ؟ قَالَ: «زَجْرَةٌ بِالسَّحَابِ إِذَا زَجَرَهُ حَتَّى يَنْتَهِيَ إِلَى حَيْثُ أُمِرَ». قَالُوا: صَدَقْتَ. فَقَالُوا: فَأَخْبِرْنَا عَمَّا حَرَّمَ إِسْرَائِيلُ عَلَى نَفْسِهِ؟ قَالَ: «اشْتَكَى عِرْقَ النَّسَا، فَلَمْ يَجِدْ شَيْئًا يُلَائِمُهُ إِلَّا لُحُومَ الْإِبِلِ وَأَلْبَانَهَا، فَلِذَلِكَ حَرَّمَهَا». قَالُوا: صَدَقْتَ.

İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Yahudiler, gök gürültüsünün ne olduğunu Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'den sordular: 'Bulutlara müvekkel olan melektir. Beraberinde ateşten kamçılar var. Bununla bulutları Allah'ın dilediği yere sevk eder' diye cevap verdi. Onlar tekrar sordular: 'Ya şu işitilen ses, o nedir?' 'Bu, bulutların istenen yere gitmeleri için onlara yapılan bir sevktir' dedi. Yahudiler: 'Doğru söyledin. Şimdi de İsrail'in, Yakub (aleyhisselâm)'ın, kendisine haram kıldığı şey nedir, onu söyle?' dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): 'Hz. Yakub, ırku'n-nesâ denen, uyluk mafsalından başlayıp dize, topuğa kadar inen bir ağrıdan muzdarip idi. Deve eti ve sütü dışında kendisine uygun gelen, ne yiyecek ne de içecek, münasip bir şey yoktu. Bu sebeple o da bunları haram etti' dedi. Yahudiler: 'Doğru söyledin' dediler."

Kütüb-i Sitte 1667, Tirmizî, Tefsir Ra,d, (3116).