حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ هِشَامِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: نَزَلْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَنْزِلًا، فَجَعَلَ النَّاسُ يَمُرُّونَ، فَيَقُولُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: «مَنْ هَذَا يَا أَبَا هُرَيْرَةَ؟» فَأَقُولُ: فُلَانٌ. فَيَقُولُ: «نِعْمَ عَبْدُ اللَّهِ هَذَا». وَيَقُولُ: «مَنْ هَذَا؟» فَأَقُولُ: فُلَانٌ. فَيَقُولُ: «بِئْسَ عَبْدُ اللَّهِ هَذَا». حَتَّى مَرَّ خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ، فَقَالَ: «مَنْ هَذَا؟» فَقُلْتُ: هَذَا خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ. فَقَالَ: «نِعْمَ عَبْدُ اللَّهِ خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ، سَيْفٌ مِنْ سُيُوفِ اللَّهِ».
Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile birlikte bir yere indik. Halk geçmeye başladı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: 'Ey Ebu Hüreyre, bu kim?' diye soruyordu. Ben de: 'Falanca!' diyordum. 'Bu, Allah'ın ne iyi kulu!' diyordu. Sonra tekrar soruyordu: 'Peki şu kim?' 'Falanca!' diyordum. 'Bu, Allah'ın ne kötü kulu!' diyordu. Bu hâl, Hâlid İbnu'l-Velid radıyallahu anh geçinceye kadar devam etti. O zaman: 'Bu kim?' diye yine sordu. Ben: 'Hâlid İbnu'l-Velid!' dedim. 'Bu, Allah'ın ne iyi kulu! Bu, Allah'ın kılıçlarından bir kılıç!' buyurdu."