عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَا رَكَعَ قَالَ: اللَّهُمَّ لَكَ رَكَعْتُ، وَبِكَ آمَنْتُ، وَلَكَ أَسْلَمْتُ، وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ، أَنْتَ رَبِّي، خَشَعَ سَمْعِي وَبَصَرِي، وَدَمِي وَلَحْمِي، وَعَظْمِي وَعَصَبِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ.
Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), rükû yaptığı zaman: 'Allahümme leke reka'tu ve bike âmentü ve leke eslemtü ve aleyke tevekkeltü, ente Rabbî. Haşa'a sem'î ve basarî ve demî ve lahmî ve azmî ve asabî lillâhi Rabbi'l-âlemîn. (Ey Allahım, sana rükû yapıyorum, sana inandım, sana teslim oldum, sana tevekkül ettim. Sen Rabbimsin. Kulağım, gözüm, kanım, etim, kemiğim ve sinirlerim âlemlerin Rabbi olan Allah'ın önünde huşû içindedir.)' derdi."