Kütüb-i Sitte

1783 numaralı hadis

عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ رضي الله عنه، أَنَّهُ قَالَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: عَلِّمْنِي دُعَاءً أَدْعُو بِهِ فِي صَلَاتِي. قَالَ: «قُلِ: اللَّهُمَّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي ظُلْمًا كَثِيرًا، وَلَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ، فَاغْفِرْ لِي مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ، وَارْحَمْنِي، إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ».

Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelerek: 'Bana namazda okuyacağım bir dua öğret' dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona şu duayı okumasını söyledi: 'Allahümme innî zalemtü nefsî zulmen kesîran ve lâ yağfirü'z-zünûbe illâ ente, fağfir lî mağfireten min indike verhamnî, inneke ente'l-gafûru'r-rahîm. (Allahım, ben nefsime çok zulmettim. Günahları ancak sen affedersin. Öyleyse beni, katından bir mağfiretle bağışla, bana merhamet et. Sen affedici ve merhamet edicisin.)'"

Kütüb-i Sitte 1783, Buhâri, Sıfâtu's-Salât 149, Daavât 17, Tevhid 9; Müslim, Zikr 48, (2705); Tirmizi, Daavât 98, (3521); Nesâi, Sehiv 58, (3, 53).