Kütüb-i Sitte

4205 numaralı hadis

عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ قَالَ: مَرَرْتُ فَإِذَا أَبُو جَهْلٍ صَرِيعٌ قَدْ ضُرِبَتْ رِجْلُهُ، فَقُلْتُ: يَا عَدُوَّ اللَّهِ، يَا أَبَا جَهْلٍ، قَدْ أَخْزَى اللَّهُ الْآخِرَ. قَالَ: وَلَا أَهَابُهُ عِنْدَ ذَلِكَ. فَقَالَ: أَبْعَدُ مِنْ رَجُلٍ قَتَلَهُ قَوْمُهُ؟ فَضَرَبْتُهُ بِسَيْفٍ غَيْرِ طَائِلٍ، فَلَمْ يُغْنِ شَيْئًا، حَتَّى سَقَطَ سَيْفُهُ مِنْ يَدِهِ، فَضَرَبْتُهُ بِهِ حَتَّى بَرَدَ.

İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Bedir günü savaş meydanından geçiyordum. Ebu Cehl'in ayağından isabet alarak yıkılmış olduğunu gördüm. 'Ey Allah'ın düşmanı! Ey Ebu Cehl, nihayet Allah seni de böyle rüsvay etti!' dedim ve ilaveten: 'Bu hâlde ondan korkacak değilim!' dedim. Ebu Cehl: 'Kavminin öldürdüğü kimseden daha şereflisi var mıdır?' diye cevap verdi. Ben, keskin olmayan bir kılıçla vurdum. Bu, bir işe yaramadı. Kendi kılıcı elinden düşünceye kadar vurdum. Onu alıp onunla vurup geberttim. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm onun kılıcını bana, ganimet hissemden fazla olarak verdi."

Kütüb-i Sitte 4205, Buhari, Megazi 8, Ebu Davud, Cihad 142, (2709).