عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ: سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنِ الرَّجُلِ يَجِدُ الْبَلَلَ وَلَا يَذْكُرُ احْتِلَامًا، قَالَ: "يَغْتَسِلُ". وَعَنِ الرَّجُلِ يَرَى أَنَّهُ قَدِ احْتَلَمَ وَلَا يَجِدُ الْبَلَلَ، قَالَ: "لَا غُسْلَ عَلَيْهِ". فَقَالَتْ أُمُّ سُلَيْمٍ: الْمَرْأَةُ تَرَى ذَلِكَ، أَعَلَيْهَا غُسْلٌ؟ قَالَ: "نَعَمْ، إِنَّمَا النِّسَاءُ شَقَائِقُ الرِّجَالِ".
Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: Resulullah'a, "Bir kimse elbisesinde ıslaklık bulsa, ancak ihtilâm olduğunu hatırlamasa, yıkanması gerekir mi?" diye sorulmuştu. "Evet, yıkanmalıdır!" diye cevap verdi. Sonra, ihtilâm olduğunu görüp de yaşlık göremeyen kimseden soruldu. "Ona gusül gerekmez" dedi. Ümmü Süleym (radıyallahu anhâ) sordu: "Bunu kadın görecek olursa, kadına gusül gerekir mi?" Buna da: "Evet! Kadınlar, erkeklerin emsalleridir!" diye cevap verdi.