Sahih-i Buhârî

3979 numaralı hadis

حَدَّثَنِي عُبَيْدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ ذُكِرَ عِنْدَ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ ابْنَ عُمَرَ رَفَعَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّ الْمَيِّتَ يُعَذَّبُ فِي قَبْرِهِ بِبُكَاءِ أَهْلِهِ ‏"‏‏.‏ فَقَالَتْ إِنَّمَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّهُ لَيُعَذَّبُ بِخَطِيئَتِهِ وَذَنْبِهِ، وَإِنَّ أَهْلَهُ لَيَبْكُونَ عَلَيْهِ الآنَ ‏"‏‏.‏ قَالَتْ وَذَاكَ مِثْلُ قَوْلِهِ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامَ عَلَى الْقَلِيبِ وَفِيهِ قَتْلَى بَدْرٍ مِنَ الْمُشْرِكِينَ، فَقَالَ لَهُمْ مَا قَالَ إِنَّهُمْ لَيَسْمَعُونَ مَا أَقُولُ‏.‏ إِنَّمَا قَالَ ‏"‏ إِنَّهُمُ الآنَ لَيَعْلَمُونَ أَنَّ مَا كُنْتُ أَقُولُ لَهُمْ حَقٌّ ‏"‏‏.‏ ثُمَّ قَرَأَتْ ‏{‏إِنَّكَ لاَ تُسْمِعُ الْمَوْتَى‏}‏ ‏{‏وَمَا أَنْتَ بِمُسْمِعٍ مَنْ فِي الْقُبُورِ‏}‏ تَقُولُ حِينَ تَبَوَّءُوا مَقَاعِدَهُمْ مِنَ النَّارِ‏.‏

Hişam, babası Urve'den rivayetle dedi ki: "Aişe r.anha'nın huzurunda, İbn Ömer'in Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e nispet ederek, 'Ölü, kabrinde yakınlarının ağlaması sebebiyle azap edilir' dediği zikredilince Aişe şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in söylediği yalnızca şudur: 'Şüphesiz ki o, günahı ve vebali dolayısıyla azap görmektedir. Onun yakınları ise şu anda ona ağlamaktadır.'" Aişe dedi ki: "Bu da onun şöyle demesi gibidir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, içinde Bedir'de öldürülen müşriklerin bulunduğu kuyunun başında durdu ve onlara söylediklerini söyledi. 'Onlar benim söylediklerimi işitiyorlar' denilmiştir. Oysa o yalnızca şunu söyledi: 'Şüphesiz onlar şu anda benim daha önce kendilerine söylediklerimin hak olduğunu biliyorlar.'" Daha sonra Aişe radıyallahu anha, "Şüphesiz ki sen ölülere işittiremezsin" [Neml, 80] ve "Sen kabirdekilere işittiremezsin" ayetlerini okudu. Yani ateşteki yerlerini aldıktan sonra.

Sahih al Bukhari 3979