وفي أخرى: سُئِلَ ابنُ عمرَ عن الرجلِ يتطيَّبُ ثم يصبحُ مُحرِمًا؟ فقال: ما أُحِبُّ أن أُصبِحَ مُحرِمًا أنضَخُ طِيبًا، لَأَنْ أَطَّلِيَ بقَطِرَانٍ أحبُّ إليَّ مِن أن أفعلَ ذلك. فأُخبِرَتْ عائشةُ رضي الله عنها بقولِ ابنِ عمرَ، فقالت: أنا طَيَّبْتُ رسولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم عندَ إحرامِهِ، ثم طافَ في نسائِهِ، ثم أصبحَ مُحرِمًا ينضَخُ طِيبًا.
Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "Önce koku sürünüp sonra ihrama giren kimse hakkında soruldu. Şu cevabı verdi: 'Ben (tîb sürünerek) ihrama girip koku neşretmeyi sevmem. Katrana bulanmam bunu yapmaktan daha iyidir.' Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)'ye İbnu Ömer'in bu sözü haber verilince: 'Ben, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ihrama (gireceği) sırada tîb sürdüm. Bu halde hanımlarına uğradı. Sonra da ihrama girdi, koku neşrediyordu' dedi."