Kütüb-i Sitte

1272 numaralı hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ: مَنِ اعْتَمَرَ فِي أَشْهُرِ الْحَجِّ، فِي شَوَّالٍ أَوْ ذِي الْقَعْدَةِ أَوْ فِي ذِي الْحِجَّةِ قَبْلَ الْحَجِّ، ثُمَّ أَقَامَ بِمَكَّةَ حَتَّى يُدْرِكَهُ الْحَجُّ، فَهُوَ مُتَمَتِّعٌ إِنْ حَجَّ، وَعَلَيْهِ مَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ، فَإِنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ إِذَا رَجَعَ. قَالَ مَالِكٌ: وَذَلِكَ إِذَا أَقَامَ حَتَّى الْحَجِّ، ثُمَّ حَجَّ مِنْ عَامِهِ.

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) demiştir ki: "Kim hac aylarında umre yapar, sonra Mekke'de hac zamanı gelinceye kadar ikamet ederse, bu kimse hac da yaparsa mütemettidir. Bu durumda kolayına gelen bir kurban kesmesi vacip olur. Eğer kurban bulamazsa, üç günü hac sırasında, yedi günü de döndüğü zaman olmak üzere on gün oruç tutar." İmam Mâlik der ki: "Bu hüküm, o kimsenin hac zamanına kadar orada ikamet etmesi ve aynı sene içinde hac yapması hâlinde câridir."

Kütüb-i Sitte 1272, Muvatta, Hacc 62, (1, 344). Muvatta'nın bir diğer rivayetinde der ki: "Allah'a yemin olsun, haccdan önce umre yapıp (bu sebeple) kurban kesmem, haccdan sonra Zilhicce ayında umre yapmamdan daha sevimlidir."