Kütüb-i Sitte

1290 numaralı hadis

Ebu Mûsâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Bathâ'da mola vermişken yanına uğradım. Bana: 'Neye niyetle ihrama girdin?' diye sordu. Ben: 'Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın niyeti ile niyetlendim' dedim. Bana: 'Kurbanlığın var mı?' diye sordu. Ben: 'Hayır!' dedim. 'Öyleyse, dedi, Beytullah'ı, Safâ ve Merve'yi tavaf et ve ihramdan çık!' Resûlullah'ın bu söylediklerini yaptım. Ailemden bir kadına uğradım. Saçlarımı tarayıp başımı yıkayıverdi. Ben Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh)'in halifeliği sırasında halka bu şekilde fetva veriyordum. O öldü, yerine Hz. Ömer (radıyallahu anh) halife oldu. Onun zamanında bir hac mevsimiydi. Ben hac için hazırlığa kalkmış olduğum sırada bir adam gelip: 'Fetvalarında teennili ol. Emîrü'l-mü'minînin hac mevzuunda neler ihdas edeceğini bilemezsin!' dedi. Ben de: 'Ey insanlar! Ben kime hacla ilgili bir fetva vermiş idiysem teennili olsun. İşte mü'minlerin emîri size geliyor. Onu imam edinin, ona uyun!' dedim. Hz. Ömer (radıyallahu anh) gelince kendisine: 'Ey mü'minlerin emîri, kulağıma gelen nedir? Hac menâsikiyle alâkalı yeni şeyler mi ihdas ettiniz?' diye sordum. Bana: 'Eğer Allah'ın kitabıyla amel edeceksek, bak Allah'ın kitabı ne diyor: «Haccı da, umreyi de Allah için tam yapın...» (Bakara 196), diye emrediyor. Eğer Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın sünneti ile amel edeceksek, o: «Menâsikinizi benden alın» diyor ve kurbanlığı yerine, Mina'ya ulaşıncaya kadar ihramdan çıkmıyor.'"

Kütüb-i Sitte 1290, Buharî, Umre,11, Hacc 32,34125, Megâzî 60, 77; Müslim, Hacc 154, (1221); Nesâî, Hacc 5, (5,153).