عَنِ الشَّعْبِيِّ أَنَّ رَجُلَيْنِ شَهِدَا عِنْدَ عَلِيٍّ عَلَى رَجُلٍ بِالسَّرِقَةِ فَقَطَعَ يَدَهُ، ثُمَّ جَاءَا بِآخَرَ فَقَالَا: هَذَا هُوَ السَّارِقُ، لَا الْأَوَّلُ، فَلَمْ يَقْبَلْ شَهَادَتَهُمَا عَلَى الْآخَرِ، وَغَرَّمَهُمَا دِيَةَ يَدِ الْأَوَّلِ، وَقَالَ: لَوْ أَعْلَمُ أَنَّكُمَا تَعَمَّدْتُمَا لَقَطَعْتُ أَيْدِيَكُمَا.
Şâ'bî (rahimehullah) anlatıyor: "İki kişi, üçüncü bir şahsın hırsızlık yaptığına dair şahitlikte bulundular. Bunun üzerine Hz. Ali (radıyallâhu anh) adamın elini kesti. Bu iki kişi gidip bir müddet sonra diğer bir adamı getirip: 'Biz hata etmişiz, hırsızlığı yapan o değilmiş, bu imiş' dediler. Hz. Ali (radıyallâhu anh) bunların şahitliğini iptal ederek getirdikleri bu şahıs aleyhinde kabul etmedi. Ayrıca onlara önceki adamın elinin diyetini yükledi ve: 'Bilsem ki siz bu işi bilerek yaptınız, ellerinizi keserdim' dedi."