Kütüb-i Sitte

4183 numaralı hadis

وَعَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ أَنَّهُ تَلَا قَوْلَهُ تَعَالَى: ﴿وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِأَنْفُسِهِنَّ ثَلَاثَةَ قُرُوءٍ﴾، وَقَوْلَهُ تَعَالَى: ﴿إِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَاءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحْصُوا الْعِدَّةَ﴾، ﴿وَاللَّائِي يَئِسْنَ مِنَ الْمَحِيضِ مِنْ نِسَائِكُمْ إِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلَاثَةُ أَشْهُرٍ وَاللَّائِي لَمْ يَحِضْنَ﴾. فَقَالَ: هَذِهِ عِدَدُ الْمُطَلَّقَاتِ، وَاسْتَثْنَى اللَّهُ تَعَالَى مِنْ ذَلِكَ غَيْرَ الْمَدْخُولِ بِهَا بِقَوْلِهِ: ﴿يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نَكَحْتُمُ الْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ أَنْ تَمَسُّوهُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْهِنَّ مِنْ عِدَّةٍ تَعْتَدُّونَهَا﴾. وَقَالَ تَعَالَى: ﴿وَالَّذِينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ أَزْوَاجًا يَتَرَبَّصْنَ بِأَنْفُسِهِنَّ أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا﴾. ثُمَّ أَنْزَلَ اللَّهُ رُخْصَةَ الْحَوَامِلِ مِنْهُنَّ بِقَوْلِهِ: ﴿وَأُولَاتُ الْأَحْمَالِ أَجَلُهُنَّ أَنْ يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّ﴾، مِنْ مُطَلَّقَةٍ أَوْ مُتَوَفًّى عَنْهَا زَوْجُهَا.

İbnu Mes'ud radıyallahu anh kendi anlattığına göre, şu ayeti okumuştu (mealen): "Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç aybaşı hâli beklerler..." (Bakara 228). Ve şu ayeti (mealen): "Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah'tan sakının. Onları, apaçık bir hayasızlık yapmaları hâli bir yana, evlerinden çıkarmayın; onlar da çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Allah'ın sınırlarını kim aşarsa şüphesiz kendine yazık etmiş olur. Bilmezsin, olur ki Allah bunun ardından (gönlünüzde sevgi gibi) bir hâl meydana getirir. Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun ya da uygun bir şekilde onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin, şahitliği Allah için yapın. İşte bu, Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allah'a güvenen kimseye O yeter. Allah buyurduğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir. Kadınlarınız içinde ay hâli görmekten kesilenler ile henüz ay hâli görmemiş olanların iddetleri hususunda şüpheye düşerseniz, bilin ki onların iddet beklemesi üç aydır..." (Talak 1-4). Ve dedi ki: "Bu, boşanan kadınların iddetleridir. Allah Teâlâ Hazretleri bundan henüz temas edilmemiş olan kadınları, 'Ey iman edenler! Mümin kadınlarla nikâhlanıp onları temasta bulunmadan boşadığınızda, artık onlar için size iddet saymaya lüzum yoktur. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın.' (Ahzab 49) mealindeki ayetle istisna etmiştir. Yine Allah Teâlâ buyurur ki (mealen): 'İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu eşler, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler; müddetleri sona erdiğinde onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur.' (Bakara 234). Sonra Allah Teâlâ Hazretleri, kadınlardan hamile olanların ruhsatını şu ayetle indirmiştir (mealen): '(Boşanan veya kocası ölen kadınlardan) gebe olanların iddeti doğumları ile tamamlanır...' (Talak 4)."

Kütüb-i Sitte 4183, Rezin tahric etmiştir.