Kütüb-i Sitte

128 numaralı hadis

عَنْ هَانِئٍ أَنَّهُ لَمَّا وَفَدَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَعَ قَوْمِهِ، سَمِعَهُمْ يَكْنُونَهُ بِأَبِي الْحَكَمِ، فَدَعَاهُ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: «إِنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَكَمُ وَإِلَيْهِ الْحُكْمُ، فَلِمَ تُكْنَى أَبَا الْحَكَمِ؟» فَقَالَ: إِنَّ قَوْمِي إِذَا اخْتَلَفُوا فِي شَيْءٍ أَتَوْنِي، فَحَكَمْتُ بَيْنَهُمْ، فَرَضِيَ كِلَا الْفَرِيقَيْنِ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَا أَحْسَنَ هَذَا! فَمَا لَكَ مِنَ الْوَلَدِ؟» قَالَ: لِي شُرَيْحٌ، وَمُسْلِمٌ، وَعَبْدُ اللَّهِ. قَالَ: «فَمَنْ أَكْبَرُهُمْ؟» قُلْتُ: شُرَيْحٌ. قَالَ: «فَأَنْتَ أَبُو شُرَيْحٍ».

Şüreyh İbnu Hâni (radıyallahu anh), babasından naklediyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), kavmimin beni Ebu'l-Hakem diye künyelediklerini işitmişti. Beni çağırtarak: 'Hakem olan Allah'tır, hüküm de O'nadır; öyle ise sen nasıl Ebu'l-Hakem künyesini taşırsın?' dedi. Ben açıkladım: 'Kavmim bir meselede anlaşmazlığa düşünce bana gelirler, ben hükme bağlarım. Her iki taraf da verdiğim hükme râzı olurlar.' Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): 'Bu ne güzel şey!' buyurdu ve 'Çocuklarından kimler var?' diye sordu. Ben: 'Şüreyh, Müslim, Abdullah var' dedim. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): 'En büyüğü hangisi?' dedi. 'Şüreyh' dedim. 'Öyleyse sen Ebu Şüreyh'sin' buyurdu."

Kütüb-i Sitte 128, Ebu Dâvud, Edeb 70, (4955); Nesâî, Kadâ 7, (8, 226-227).