وَزَادَ رَزِينٌ: وَإِنَّمَا شَفَاعَتِي فِي أَهْلِ الْكَبَائِرِ مِنْ أُمَّتِي، وَإِنَّهُ لَيُؤْمَرُ بِرَجُلٍ إِلَى النَّارِ، فَيَمُرُّ بِرَجُلٍ قَدْ سَقَاهُ شَرْبَةَ مَاءٍ عَلَى ظَمَإٍ فَيَعْرِفُهُ، فَيَقُولُ: أَتَشْفَعُ لِي؟ فَيَقُولُ: مَنْ أَنْتَ؟ أَلَسْتُ أَنَا سَقَيْتُكَ الْمَاءَ يَوْمَ كَذَا وَكَذَا؟ فَيَعْرِفُهُ، فَيَشْفَعُ لَهُ، فَيُرَدُّ مِنَ النَّارِ إِلَى الْجَنَّةِ.
Rezin şunu ilave etmiştir: "Şefaatim, ümmetimden büyük günah işleyenler içindir. Bir adamın ateşe atılması için emir verilir. Giderken, (dünyada) susadığı zaman su vermiş olduğu adama rastlar, onu tanır ve ona: "Benim için şefaat etmeyecek misin?" der. Adam: "Sen de kimsin?" diye sorunca: "Ben sana falan falan gün su içirmedim mi?" der. Öbürü bunu tanır ve (Allah nezdinde) onun lehinde şefaatte bulunur. Adam da böylece geri çevrilir ve cennete gider."