Kütüb-i Sitte

5040 numaralı hadis

عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ: كُنَّا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَضَحِكَ فَقَالَ: «هَلْ تَدْرُونَ مِمَّ أَضْحَكُ؟» قَالَ: قُلْنَا: اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ. قَالَ: «مِنْ مُخَاطَبَةِ الْعَبْدِ رَبَّهُ، يَقُولُ: يَا رَبِّ، أَلَمْ تُجِرْنِي مِنَ الظُّلْمِ؟ قَالَ: يَقُولُ: بَلَى. قَالَ: فَيَقُولُ: فَإِنِّي لَا أُجِيزُ عَلَى نَفْسِي إِلَّا شَاهِدًا مِنِّي. قَالَ: فَيَقُولُ: كَفَى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ شَهِيدًا، وَبِالْكِرَامِ الْكَاتِبِينَ شُهُودًا. قَالَ: فَيُخْتَمُ عَلَى فِيهِ، فَيُقَالُ لِأَرْكَانِهِ: انْطِقِي. قَالَ: فَتَنْطِقُ بِأَعْمَالِهِ. قَالَ: ثُمَّ يُخَلَّى بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْكَلَامِ. قَالَ: فَيَقُولُ: بُعْدًا لَكُنَّ وَسُحْقًا، فَعَنْكُنَّ كُنْتُ أُنَاضِلُ».

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün) güldüler ve: "Neye güldüğümü biliyor musunuz?" buyurdular. Biz: "Allah ve Resûlü daha iyi bilir!" dedik. "Kulun Rabbine olan hitabından!" buyurdular ve şöyle devam ettiler: "Kul şöyle der: 'Ey Rabbim, sen beni zulümden korumadın mı?' Rab Teâlâ: 'Evet, korudum' buyurur. Kul da: 'Fakat ben bugün, kendime, kendimden başka bir kimsenin şahit olmasını asla istemiyorum' der. Rab Teâlâ: 'Bugün sana tek şahit olarak nefsin, şahitler olarak da kirâmen kâtibin kâfidir' buyurur." Resûlullah devamla dedi ki: "Ağzına mühür vurulur ve diğer organlarına: 'Konuş!' denilir. Onlar adamın amelini haber verirler. Sonra konuşma hususunda serbest bırakılır. Adam organlarına: 'Yazıklar olsun size! Buradan defolun! Ben sizin için mücadele etmiştim' der."

Kütüb-i Sitte 5040, Müslim, Zühd 17, (2969).