عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَنَا فَرَطُكُمْ عَلَى الْحَوْضِ، لَيُرْفَعَنَّ إِلَيَّ رِجَالٌ مِنْكُمْ، حَتَّى إِذَا أَهْوَيْتُ لِأُنَاوِلَهُمُ اخْتُلِجُوا دُونِي، فَأَقُولُ: أَيْ رَبِّ، أَصْحَابِي! فَيُقَالُ: إِنَّكَ لَا تَدْرِي مَا أَحْدَثُوا بَعْدَكَ. فَأَقُولُ: سُحْقًا سُحْقًا لِمَنْ بَدَّلَ بَعْدِي.
İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Ben havzın başına sizden önce geleceğim. Bana sizden bazı kimseler yükseltilip gösterilecek. O kadar ki, eğilsem onları tutarım. Ama hemen geri çekilecekler. Ey Rabbim! Bunlar benim ashabım! derim. Ama bana: Senden sonra bunların ne bid'alar yaptıklarını sen bilmezsin! denilir. Ben de: Dini benden sonra değiştirenler rahmetten uzak olsun, rahmetten uzak olsun! derim.'"