مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ جَائِزَتَهُ. قَالُوا: وَمَا جَائِزَتُهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ قَالَ: يَوْمُهُ وَلَيْلَتُهُ، وَالضِّيَافَةُ ثَلَاثَةُ أَيَّامٍ، فَمَا كَانَ وَرَاءَ ذَلِكَ فَهُوَ صَدَقَةٌ عَلَيْهِ، وَلَا يَحِلُّ لَهُ أَنْ يَثْوِيَ عِنْدَهُ حَتَّى يُحْرِجَهُ. قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، كَيْفَ يُحْرِجُهُ؟ قَالَ: يُقِيمُ عِنْدَهُ وَلَا شَيْءَ لَهُ يَقْرِيهِ بِهِ.
Ebu Şüreyh el-Adevî radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Kim Allah'a ve âhirete inanıyorsa, misafirine câizesini ikram etsin!'" Yanındakiler sordular: "Ey Allah'ın Resûlü! Câizesi de nedir?" Aleyhissalâtu vesselâm açıkladı: "Bir gecesi ve gündüzüdür. Misafirlik üç gündür. Bundan fazlası sadakadır. Misafire, ev sahibini günaha sokuncaya kadar yanında kalması hoş değildir." Tekrar sordular: "Misafir ev sahibini nasıl günaha sokar?" Aleyhissalâtu vesselâm açıkladı: "Adamın yanında ikamet edip kalır, hâlbuki kendisine ikram edecek bir şeyi yoktur."