«إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ يُدْخِلُ بِالسَّهْمِ الْوَاحِدِ ثَلَاثَةَ نَفَرٍ الْجَنَّةَ: صَانِعَهُ يَحْتَسِبُ فِي صَنْعَتِهِ الْخَيْرَ، وَالرَّامِيَ بِهِ، وَمُنْبِلَهُ، وَارْمُوا وَارْكَبُوا، وَأَنْ تَرْمُوا أَحَبُّ إِلَيَّ مِنْ أَنْ تَرْكَبُوا، لَيْسَ مِنَ اللَّهْوِ إِلَّا ثَلَاثٌ: تَأْدِيبُ الرَّجُلِ فَرَسَهُ، وَمُلَاعَبَتُهُ أَهْلَهُ، وَرَمْيُهُ بِقَوْسِهِ وَنَبْلِهِ، وَمَنْ تَرَكَ الرَّمْيَ بَعْدَ مَا عَلِمَهُ رَغْبَةً عَنْهُ فَإِنَّهَا نِعْمَةٌ تَرَكَهَا». أَوْ قَالَ: «كَفَرَهَا».
Bir rivâyette ise şöyle buyurulmuştur: "Allah tek bir ok sebebiyle üç kişiyi cennete koyar: Yapan, yeter ki hayır maksadıyla yapsın; atan ve oku atana veren (münebbil). Atın, binin. Sizin ok atmanızı, ben binmenizden daha çok seviyorum. Her eğlence batıldır. Eğlenceleriniz içinde sadece şu üç şey mübahtır, övgüye değer: Kişinin atını te'dib etmesi, hanımıyla mülâtafede bulunması, yayla ok atıp atılan okları toplaması. Bunlar Hakk'tandır. Kim öğrendikten sonra atışı nefretle terk ederse bilsin ki bir nimeti terk etmiştir veya şöyle dedi: "Bu nimete karşı nankörlük etmiştir."