Kütüb-i Sitte

2587 numaralı hadis

عن أنس رضي الله عنه قال: «بعث النبي صلى الله عليه وسلم سبعين رجلاً لحاجة، يقال لهم القراء، فعرض لهم حيان من بني سليم: رعل وذكوان، عند بئر يقال لها بئر معونة، فقال القوم: والله ما إياكم أردنا، إنما نحن مجتازون في حاجة للنبي صلى الله عليه وسلم، فقتلوهم، فدعا النبي صلى الله عليه وسلم عليهم شهراً في صلاة الغداة، وذلك بدء القنوت، وما كنا نقنت». قال عبد العزيز: وسأل رجل أنساً عن القنوت: أبعد الركوع أو عند فراغ من القراءة؟ قال: «لا، بل عند فراغ من القراءة». وفي رواية أخرى: «بعد الركوع».

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir ihtiyaç sebebiyle, kendilerine Kurrâ denilen yetmiş kişiyi yola çıkardı. Süleym aşiretinden Ri'l ve Zekvân adında iki kabîle, Bi'r-i Ma'ûne (Ma'ûne Kuyusu) denilen bir suyun yanında bunların önünü kesti. Hey'et bunlara: "Biz size gelmedik. Biz Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bir ihtiyacı için gidiyoruz" dediler. Ancak öbürleri bunları dinlemeyip öldürdüler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (duruma muttali olduktan sonra) sabah namazlarından sonra bir ay boyu onlara bedduâ etti. Bu hadise namazda kunût okumanın başlangıcı oldu. Biz kunût yapmıyorduk." Abdülaziz İbnu Süheyb der ki: "Bir zât Enes (radıyallâhu anh)'e kunûttan sorarak: "Bu, rükûdan sonra mı, yoksa kırâatın tamamlanmasından sonra mı?" dedi. Enes: "Hayır, kırâatin bitiminde" diye cevap verdi. Bir başka rivayette Enes şöyle dedi: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir ay boyu rükûdan sonra kunût yaparak bazı Arap kabilelerine beddua etti."

Kütüb-i Sitte 2587